ISSN : 1302-7123 | E-ISSN : 1308-5123

Hızlı Arama




Primer Hiperparatiroidizmde Cerrahi Tedavi: Kime Hangi Tedavi? [SETB]
SETB. 2019; 53(2): 84-95 | DOI: 10.14744/SEMB.2019.37542

Primer Hiperparatiroidizmde Cerrahi Tedavi: Kime Hangi Tedavi?

Nurcihan Aygun, Mehmet Uludag
Department of General Surgery, Health Sciences University, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital, Istanbul, Turkey

Primer hiperparatiroidizm (pHPT) bir veya birden fazla paratiroid bezinden uygunsuz olarak otonom fazla paratiroid hormon (PTH) üretimine bağlı olarak kalsiyum (Ca) metabolizmasının regülasyonunda bozukluk sonucunda PTH ve Ca düzeylerinde artış veya bunlardan birinin (Ca, PTH) uygunsuz olarak normal olması ile karakterizedir. pHPT’nin %90-95’i ailesel öykü ve diğer endokrin organ tümörleri ile ilişkisi olmayan sporadik tip olup, %5-10’u herediterdir. pHPT’nin % 80-85’ine tek paratiroid adenomu, % 4-5’ine çift adenom, % 10-15’ine çoklu bez hiperplazisi ve % 1’den azına paratiroid kanseri neden olmaktadır. pHPT’nin tanısı biyokimyasal olarak koyulur. pHPT’nin tek küratif tedavisi cerrahidir. pHPT’de ameliyat tercihi hastada herediter HPT olup olmamasına, cerrahi tedavi gerektirecek tiroid hastalığı olup olmamasına, yapılan preoperatif lokalizasyon çalışmalarına ve bu çalışmalardaki bulgulara göre, intraoperatif PTH kullanılma olanaklarına, cerrahın tercihine bağlı olarak değişebilir. Mükemmel sonucu alabilmek için preoperatif belirlenen cerrahi strateji, gerektiğinde intraoperatif bulgulara göre revize edilebilir. pHPT’nin cerrahi tedavisinde 2 temel yaklaşım, BBE ve MİP yöntemleridir. BBE, pHPT’nin cerrahi tedavisinde mükemmel sonuçlara sahip, altın standart olarak kabul edilen ve sürekli geçerli bir opsiyon olmasına rağmen, günümüzde MİP klinik ve radyolojik olarak tek bez hastalığı düşünülen seçilmiş hastalarda ideal yaklaşımdır. Görüntülemenin negatif olması cerrahi endikasyonun olup olmadığını belirleyen kriter olmayıp paratiroid cerrahisi için kontrendikasyon değildir. Sporadik pHPT’nin cerrahi tedavisinde her iki yöntem de güvenli ve etkili yöntemler olmasına rağmen, her iki yöntemin etkinliği ile ilgili tartışmalar halen devam etmektedir. Temel olarak yapılan cerrahi girişim risk yarar dengesini iyi kurmalı, persistan ve reküren hastalık riskini minimalize ederek en yüksek kür oranını sağlamalı, komplikasyon riskini de arttırmamalıdır. Kür oranını azaltan herhangi bir yöntem persistan ve reküren hastalığa bağlı olarak ikincil paratiroidektomi riskini arttırmaktadır. Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ikincil paratiroidektomilerde başarı oranı %90’ın üzerinde olmasına rağmen, hastanın en düşük komplikasyonla en yüksek kür oranı ilk cerrahide elde edilebilir. Ayrıca ikincil cerrahide komplikasyon oranları daha yüksektir. Ikincil girişimlerde mümkün olduğunca görüntüleme klavuzluğunda selektif cerrahi uygulanmalıdır. En az diseksiyonla ve en az morbidite ile en yüksek kürün sağlanabileceği cerrahi strateji belirlenmelidir. Bu çalışmada pHPT tanılı hastalarda kime hangi cerrahi tedavinin uygulanabileceğini değerlendirmeyi amaçladık.

Anahtar Kelimeler: primer hiperparatiroidizm, bilateral boyun eksplorasyonu, tek taraflı boyun eksplorasyonu, minimal invaziv paratiroidektomi

Intraoperative Adjunct Methods for Localization in Primary Hyperparathyroidism

Nurcihan Aygun, Mehmet Uludag
Department of General Surgery, Health Sciences University, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital, Istanbul, Turkey

Primary hyperparathyroidism (pHPT) is a frequently seen endocrine disease, and its main treatment is surgery. In the majority of pHPT, the disease involves only a single gland, and the majority of the pathological glands can be determined by preoperative localization methods.In addition to preoperative localization studies in parathyroidectomy, the use of adjunct methods to improve intraoperative localization in order to increase success of surgery is becoming widespread. These methods include different approaches, mainly intraoperative parathyroid hormone (PTH) measurement, followed by intraoperative gamma probe application, intraoperative ultrasonography, parathyroid imaging with methylene blue, and frozen section examination. Recently, especially promising new imaging methods have been described in the literature with various optical technologies to increase the localization of the parathyroid glands and to evaluate their viability. These methods include parathyroid imaging with autofluorescence, indocyanine green imaging with autofluorescence, autofluorescence imaging with methylene blue, autofluorescence imaging with 5-aminolevulinic acid, optical coherence tomography, laser speckle contrast imaging, dynamic optical contrast imaging, and Raman spectroscopy. Currently, minimally invasive parathyroidectomy has become the standard treatment for selected pHPT patients with the aid of preoperative imaging and intraoperative auxiliary methods. The aim of the present study was to evaluate the routinely used new promising intraoperative adjunct methods in pHPT.

Keywords: Intraoperative adjunct methods, minimally invasive parathyroidectomy, multigland disease, primary hyperparathyroidism; parathyroid adenoma.

Nurcihan Aygun, Mehmet Uludag. Intraoperative Adjunct Methods for Localization in Primary Hyperparathyroidism. SETB. 2019; 53(2): 84-95

Sorumlu Yazar: Nurcihan Aygun
LookUs & Online Makale