Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Uygulama ve Araştırma Merkezi yayın organıdır.


Online makale sistemimiz eJManager sistemine geçiş yapmıştır. Mevcut olan makalenizi veya yeni gönderilecek yazılarınızı eJManager sistemi üzerinden göndermeniz rica olunur.

          CİLT 49 / SAYI 4



Dergimizin Yer Aldığı Dizinler



RSS Kaynağı

6 - Pulmoner tromboemboli ile 27 olgu

Gülçin Güngör Olçum, Sami Akbaş, Sema Basat

Amaç: Pulmoner Emboli tanısında; klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgular önemli bir yer tutmaktadır. Bununla birlikte,tanıda hastaların diğer klinik sorunları nedeni ile, çoğu zaman zorluklar yaşanmaktadır. Bu çalışma da; hastaya ait risk faktörleri, başvuru anındaki şikayetleri, klinik ve labaratuvar parametrelerini incelemeyi amaçladık.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, 2010-2014 yılları arasında, Pulmoner Emboli nedeni ile servisimize yatışı yapılmış 27 olgu alındı. Olguların, tanı anındaki risk faktörleri, semptomları, radyolojik görüntüsü retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalarımızın başvuru anındaki, Wells (Canadian) pulmoner tromboemboli klinik tahmin skorlaması yapıldı.

Bulgular: Olguların ortalama yaşı 74.56±11.63 olup, %25.9’u erkek, %74.1’i kadındı. Olguların %29.6’sı sigara kullanıyordu. Wells skoru ortalama 3.57±1.7, D-dimer 2697.85±1648.26 idi. Emboliyi hazırlayıcı faktör olarak cerrahi operasyon/ immobilizasyon (%48.1) ve derin ven trombozu tanısından daha öncelikli alt tanı (%55.6) ilk sıraları aldı. En sık görülen semptomlar sırasıyla dispne (%59.3), çarpıntı (%44.4) iken Fizik muayenede en çok bulunan bulgu takipne (%66.7) ve raldi (%48.1) Oda havasında bakılan kan gazında, %66,6 hipoksik hipokarbik bazik ph mevcuttu. Akciğer grafisinde en çok bulunan bulgu diafram yüksekliğiydi (%51.9). Derin ven Doppler USG olguların %48.1’ine yapılırken, yapılmış olguların %46.15’de DVT bulgusu mevcuttu. Olguların 11 (%40.7)’sine Ventilasyon perfüzyon sintigrafisi yapılırken, yapılmış olguların %63.63’sında yüksek olasılıklı Pulmoner Emboli mevcuttu. BT anjiyo yapılan olguların %48.1’inde PE bulgusu mevcuttu.

Sonuç: Çalışmamız sonunda olguların %59.3’üne ventilasyon perfüzyon sintigrafisi, %51.9’una BT Anjio, %51.9’una Derin Ven Doppler USG yapılmadığı görüldü. Hastaların ileri yaş olması, eşlik eden diğer komorbiditesi yüksek sistemik hastalıklar bu tetkiklerin yapılmasında sınırlayıcı olmaktadır. Bu nedenle PE tanısında klinik şüphenin ve olası risklerin iyi değerlendirilmesinin, erken tanı ve tedaviye başlanması açısından önemli olduğunu düşünmekteyiz.

Anahtar Kelimeler: Pulmoner emboli (PE), wells skoru, pulmoner sintigrafi, BT anjio

Tamamını okumak için tıklayınız


Ana Sayfa       Editörden       Yayın Kurulu       Danışma Kurulu       Yazarlara Bilgi       İletişim       Arşiv

Copyright ® 2011 Şişli Etfal Hastanesi Tıp Bülteni