ISSN : 1302-7123 | E-ISSN : 1308-5123
Şişli Etfal Hastanesi Tıp Bülteni
954 Meme Küçültme Spesmeninin Histopatolojik Bulgularının Tartışılması [SETB]
SETB. Baskıdaki Makaleler: SETB-33349 | DOI: 10.14744/SEMB.2020.33349

954 Meme Küçültme Spesmeninin Histopatolojik Bulgularının Tartışılması

Soysal Bas1, Ali Can Aydın1, Çağatay Öner1, Ramazan Uçak2, Selami Serhat Sirvan1, Semra Karşidağ1
1Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, University of Health Sciences, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital.
2Department of Pathology, University of Health Sciences, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital.

Amaç: Meme küçültme, hastalar tarafından sık başvurulan bir prosedürdür ve plastik cerrahlar tarafından sık yapılan ameliyatlardan biridir. Redüksiyon mamoplasti sonrası histopatolojik sonuçların takibi çok önemlidir. Bu çalışma, bilateral redüksiyon mamoplastisi uygulanan hastaların histopatolojik sonuçlarını değerlendirmeyi, meme lezyonlarının insidansını ve yüksek riskli meme lezyonlarının risk faktörlerini belirlemeyi amaçlamıştır.
Gereç ve Yöntemler: Ekim 2013 - Ocak 2020 arasında plastik cerrahi bölümünde redüksiyon mamoplastisi uygulanan 477 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar yaş, vücut kitle indeksi, komorbidite faktörleri, sigara kullanımı, aile hikayesi ve histopatolojik bulgulara göre değerlendirildi.
Bulgular: Hastaların yaşı ortalama 42.43 ± 12.05’idi. Vücut kitle indeksi 23-34.6 arasında değişmekte idi. Eşlik eden faktörler, 12 hastada hipertansiyon, 5 hastada astım ve 6 hastada diyabetes mellitus vardı. 17 hastada (% 3.6) sigara ve 25 (% 5.2) hastada meme kanseri öyküsü mevcuttu. Hastaların% 2.3'ü 20 yaş ve altı, % 17.1'i 21 ila 30 yaşları arasında, % 21.5'i 31 ila 40 yaşları arasında,% 33.1'i 41 ila 50 yaşları arasında,% 18.2'si 51 ila 60 yaşları arasındaydı. 7.5'i 60 yaş ve üstünde idi. Histopatolojik bulguların% 85.4'ü normal meme dokusu ve nonproliferatif meme lezyonlarından oluşuyordu. Proliferatif meme lezyonları, atipik hiperplazi ve in situ lezyonların insidansı sırasıyla % 5.7, % 2 ve % 0.4 olarak hesaplandı. Ortalama takip süresi 3.8 ± 1.6 yıl idi.
Sonuç: Preoperatif meme kanseri tarama yöntemleri redüksiyon mamoplastisinden önce kullanılsa da, yüksek riskli lezyonlarla karşılaşılabilir. Psikofizyolojik iyileşmeye ek olarak redüksiyon mamoplastisinin en büyük avantajlarından biri de meme kanseri riskinin azaltılmasıdır. (SETB-2020-04-041)

Anahtar Kelimeler: Meme küçültme, histopatolojik sonuç, proliferatif meme lezyonu, nonproliferatif meme lezyonu.

Discussion of Histopathological Findings of 954 Breast Reduction Specimens

Soysal Bas1, Ali Can Aydın1, Çağatay Öner1, Ramazan Uçak2, Selami Serhat Sirvan1, Semra Karşidağ1
1Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, University of Health Sciences, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital.
2Department of Pathology, University of Health Sciences, Sisli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital.

Objective: Breast reduction is a frequently sought procedure by patients and one of the most commonly performed operations by plastic surgeons. Follow-up of histopathological results after reduction mammoplasty is very important. This study aimed to evaluate histopathological results of patients undergoing bilateral reduction mammoplasty, to determine the incidence of breast lesions and risk factors of high-risk breast lesions.
Material and Methods: 477 patients who underwent reduction mammoplasty in the plastic surgery department between October 2013 and January 2020 were included in the study. Patients were evaluated according to age, body mass index (BMI), comorbidity factors, tobacco use, family history and histopathological findings.
Results: The mean age of patients 42.43 ± 12.05 years. Body mass index ranged from 23 to 34.6. As for comorbidity factors, 12 patients had hypertension, 5 had asthma and 6 had diabetes mellitus. 17 patients (3.6%) were smokers and 25 (5.2%) had a family history of breast cancer. Among the patients, 2.3% were 20 years and under, 17.1% were between 21 and 30 years old, 21.5% were between 31 and 40 years old, 33.1% were between 41 and 50 years old, 18.2% were between 51 and 60 years old and 7.5% were 60 years and above. 85.4% of histopathological findings consisted of normal breast tissue and nonproliferative breast lesion breast lesions. The incidences of proliferative breast lesions, atypical hyperplasia and in situ lesions were respectively calculated as 5.7%, 2% and 0.4%. The mean follow-up period was 3.8 ± 1.6 years.
Conclusions: Although preoperative breast cancer screening methods are used before reduction mammoplasty, high-risk lesions may be encountered afterwards. One of the biggest advantages of reduction mammoplasty in addition to psychophysiological recovery, is breast cancer risk reduction.

Keywords: Breast reduction, histopathologic result, proliferative breast lesion, nonproliferative breast lesion.



Sorumlu Yazar: Soysal Bas
LookUs & Online Makale